Türkçe English

Burun Estetik Tecrübem, 28. Yıl

Burun estetik ameliyatları, 1990 lı yıllarda Ülkemizde  estetik anlayışı genellikle son derce küçük burunlar oluşturmaktı. Fakat bu küçük burunlar kişilerin başına ciddi sıkıntılar getirdi. Çok küçük bir burunda burun hava geçiş yolları neredeyse nefes alıp vermeye imkan tanımıyordu. Ülkemizde o yıllarda fonksiyonelliği kazandırmak için ikinci bir gereksinime ihtiyaç duyuluyordu. İşte  o yıllarda estetik cerrahinin zor yanlarından biri olan sekonder rinoplasti yani ikincil ameliyatları KBB uzmanları olarak yapmaya başladık. Bu durum bir gereksinimdi. Kişilerin hem hava geçiş yollarını,  hem de küçük minik yüzle uyum teşkil etmeyen burunlarını büyütme işlemlerini yaptık. İşte o yıllarda yoğun olarak bu cerrahiyi yapmaya başlayan bir kaç KBB uzmanından biriyim. O yıllarda sıkça bu cerrahiyi uyguluyorduk ama daha öncesinden belirli bilgi ve tecrübeye sahiptim.  Burun estetik tecrübemi 1989 yılında Paris'te ve Avrupa’nın değişik ülkelerinde 15 ay boyunca bulunarak ileri burun estetiği kliniklerinde aldığım eğitimlerle ileri seviyede sağlamıştım.  1990 yılında İstanbul'la dönüp burun estetik ameliyatlarını yapmaya başladım. O yıllarda ilk olarak bu cerrahiyi uygulayan bir kaç kulak burun boğaz uzmanından biriydim. Bu avantaj yıllar boyunca bana bu konuda ciddi tecrübe ve farklılıklar kazandırdı. Bazı cerrahların  burunun vücudun işlevsel bir organ olduğu unutulmakta yaptıkları işlerle  hastalar ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalmaktaydılar. Yıllar boyunca bu başarısız burun anlayışının karşısında oldum. Bana göre burun hem güzel hem de fonksiyonel olmasıydı. Kişinin yüz hatlarına gitmesiydi. Bu karşıt düşüncelerim yıllar içinde diğer hekimlerce de benimsendi. Bu benim ameliyatlarımda düşünce tarzım.  Abartılı, doku ve yapıya saygı göstermeden yapılan estetik burun ameliyatları bu günlerde temel prensiplerin dışında kaldı. Aynı zamanda son yıllarda Amerikalıları 50 yıllık estetik sonuçları, hatalarını cesaretle bizlere paylaşmaları, estetik anlayışında aynı zamanda fonksiyonellik olmazsa olmaz düşüncesinin kabulüne yardımcı bir unsur oldu. Böylelikle günümüzde modern estetik anlayışının sınırları çizilmiş oldu. Modern estetik anlayışlarına uygun geçmişten bu güne kadar ameliyatları bu manteliteler çerçevesinde yapıyorum. Öncelikle burun estetiğinde sağlığınızı sıkıntıya sokacak fonksiyonlarınızı bozacak bir ameliyat yapmamak benim düşünce tarzımdır. Zaten estetiğin iki amacı vardır, görsellik ve fonksiyonellik. Görsellik yaratılırken amaç fazlaca dokular çıkartıp desteksiz ilerde çökmeye namzet burunlar yaratmamak gerekir. Burun içinde destek amaçlı kullanılan vücuda yabancı materyaller zamanla komplikasyonlara enfeksiyonlara neden olmakta, yine kamuflaj maksatlı doldurma yöntemiyle hataları gizlemeler bu maddelerin zamanla emilmesi ile hataları daha belirgin hale getirmektedir. Bu yollara ve yöntemlere başvururken dikkatli olunması gerekir. Bu işlemleri yaparken asla yabancı madde kullanmıyorum. Gene kemik kıkırdak bankası şekli ile başkalarından ve kadavralardan alınan dokuları da kullanmıyorum. Sadece kişiye ait dokulardan faydalanarak işlem yapmaktayım.  Yıllardır oluşan tecrübe ki bu 27 yıldır  edindiklerim birikimler ve tecrübeler ışığında estetiğin sınırlarını hastaların yararına çizebilmem de avantaj sağlıyor. Zira size yapılan burunu ömür boyu sağlıklı kullanmanız gerekir. Estetik girişimleri yaparken bir yandan da teknik açıdan her geçen gün gelişmeler olabilmektedir. Bu cerrahi işlemde kullanılan malzemelerin kalitesi ve çeşitliliği her geçen gün artmaktadır. Dolayısıyla kullanılan malzeme kalitesi, hem hastanın konforu açısından hem de ameliyatın başarısı açısından son derece önemlidir. Gene silikon burun tamponlar ülkemizde  henüz 5-6 yıldır kullanılırken, benim silikon kullanımım 20 yıl öncesine dayanmaktadır.  O yıllarda Amerika'da mevcut olan bu hava geçirgen tamponları zorda olsa getirterek hastalarda ilk kullananlardanım. Şimdilerde başkaca tamponlar tercih edilmemektedir. Burun estetiği yaparken burunda küçültme işlemi yapılıyorsa  sınırlara dikkat edilerek ve abartmadan yapılsa bile burun içinde ikinci bir sorun oluşabilmektedir. Burun hava geçiş yolu üzerinde bulunan konka adı verilen burun etleri yapılan küçültme ile orantılandığında genellikle büyük kalmaktadır. İşte burun estetiğine kalkışılmışsa burun içindede orantıları tuturmak gerekir. Bu orantılar hava geçişinde çok önem arz eder. Bu oranı sağlamak ve hava geçişinin sorunsuz olması için yapılacak olan yegane işlem etleri küçültmeye yönelik radyofrekans ile küçültme işlemidir. Radyofrekans ile küçültme günümüzde en ileri yöntem kabul edilir. Bu konuda da ülkemizde ilk kez radyofrekans kullanan kişilerden biriyim. Bu teknolojiyi kullanmaya başlamam 2000 yılına dayanmakta. Bu prosedürlerle hem mükemmeli yakalamak hemde teknolojiyi yerinde doğru kullanarak iyi, güzel ve nefes alan burunlar oluşturmak yegane düsturum oldu. 

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi ile ilgili sorunlarınız varsa sosyal medyada bizi takip ederek en son tedavi yöntemlerinden haberdar olabilirsiniz. İlgilendiğiniz sosyal medya hesaplarından birine tıklayabilirsiniz...